Haber

Türkiye’nin Antarktika çalışmaları ne durumda? ‘Daimi üs…’


Dünya’nın 5’inci büyük kıtası Antarktika yerkürenin en güneyinde, güney kutbunun üzerinde bulunuyor. 14 milyon kilometre kare alana sahip olan kıta üzerinde herhangi bir ülkeye ait toprak yok. Kara parçası üzerinde sadece belli başlı ülkelerin bilimsel çalışmalar yürüttükleri üsler mevcut. Türkiye de 2017’den bu yana kıtaya bilimsel araştırma seferleri düzenleniyor. Haber Global olarak Türkiye’nin kutup çalışmaları hakkında bilgi almak için TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Burcu Özsoy’u ziyaret ettik. ANTARKTİKA’DAKİ BİLİM YERLEŞKESİ Türkiye 2017’den bu yana Antarktika’ya tam 6 bilimsel araştırma seferi düzenledi. Kuzey Kutbu’na ise 2019 ve (pandemi sonrasında) 2022 yıllarında olmak üzere 2 sefer yapıldı. Antarktika’da bulunan bilim yerleşkesi Fotoğraf: Prof. Dr. Burcu Özsoy Prof. Dr. Burcu Özsoy, Türkiye’nin kutup araştırmalarının 2015 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Kutup Araştırmaları Uyg-Ar Merkezi’nin ve 2019 yılında TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kutup Araştırmaları Enstitüsü’nün kurulmasıyla beraber kurumsal bir yapı aldığını ifade ediyor. Kutuplara sefer düzenleyecek ekipler her yıl yeniden oluşturuluyor. Prof. Dr. Özsoy, “Her yıl açılan TÜBİTAK Kutup 1001 çağrısı ile proje başvurusu yapan bilim insanları, hakem değerlendirmesine alınıyor. Kutup seferine katılacak bilim insanları kota sayısına göre aldıkları puanla kutup seferine katılabiliyorlar” diyor. İstanbul, Antarktika arası kuş uçuşu yaklaşık 14 bin kilometre mesafeye sahip. Antarktika seferleri, 68 güney enleminde bulunan Horseshoe adasına yapılıyor. Burada Türkiye’nin 3 modülden oluşan bir bilim kampı bulunuyor. Prof. Özsoy, 68’inci enlemde Horseshoe adası açıklarına kadar gemiyle seyahat edildiğini, daha sonra zodyak bot ya da helikopterlerle bilim kampına ulaşıldığını söylüyor ve “Bilim insanlarının malzemelerini getirebildikleri, topladıkları örnekleri biriktirebildikleri ve dinlenme alanı olarak kullanabildikleri bir kampımız mevcut” diyor. Bilim insanı, buraya Türkiye’nin daimi bir üs inşa etme planı olduğu ve bu planın Antarktik Anlaşmalar Sistemi’nden (1959’da imzalanan Antartika ile ilgili uluslarası ilişkileri kontrol eden anlaşma) onay aldığını ifade ediyor. SEFERLER OLDUKÇA ZORLU Antarktika dünyanın en soğuk bölgesi. Çok sert bir iklime sahip kıtada ortalama yıllık sıcaklık -55 santigrat derece. Seferler için zorlu bir planlama süreci işlediğini söyleyen Prof. Özsoy, Antarktika’da meteoroloji istasyonu sayısının çok nadir olduğunu ifade ediyor ve şöyle devam ediyor: “Biz kendi ulusal seferimizde kendi meteoroloji istasyonumuzu kurduk. Oradan anlık veriler alabiliyoruz. Ama lokal olarak baktığımızda belki de 5 saat sonrasını planlıyorsunuz, ancak planladığınız havadan başka bir hava ile karşılaşabiliyorsunuz. Ve bütün süreçleri sıfırdan planlamak zorunda kalıyorsunuz.” Antarktika’da yer yer 4 bin metre kalınlığında milyonlarca yılda biriken buz tabakaları bulunuyor. Bu tabakalarda yaklaşık 3 bin metre derinliğe kadar inilmiş ve örnek alınmış bölgeler mevcut. Prof. Dr. Burcu Özsoy, “Bu derinlik bizi 800 bin yıl ila 1 milyon yıl öncesine ait verilere ulaştırıyor” diyor. Kutuplardaki bu ve diğer çalışmaların iklim değişikliğini anlamak için çok önemli olduğunu da belirtiyor ve ekiliyor: “Bilim insanlarımız, kutuplarda, tüm disiplinlerde çalışmalar yapmaktadır. Canlı bilimleri, fiziki bilimler, sosyal ve beşeri bilimler ve yer bilimleri çalışılan konu başlıklarındandır. Deniz canlıları ve ekosistemin diğer dünya ekosistemiyle olan farklılığı, ekosistemin değişimi ya da ekosistemin iklimden nasıl etkilendiği konusunda araştırmalar yapılıyor.” Prof. Özsoy, “Antarktika sonuçta bir kara parçası ve jeolojik, sismik, tektonik ve volkanik yapısı var. Yer bilimleri konusunda bilim insanları için çok kıymetli bir alan. Bununla birlikte, Antarktika kıtası üzerindeki buzullar ve atmosfer yapısı ile fiziki bilimler alanında da çok zengin” diyor. Antarktika’da bulunan meteroitler Fotoğraf: Meteroit Çalışma Grubu Bu seferlerde bulunan bilimsel bulgulardan biri de 2-3 milyon yıldır Antarktika’da bulunduğu tahmin edilen mikro meteroitler (göktaşı parçaları). Bu meteroitler, Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Yeşiltaş tarafından, 4. Ulusal Antarktika Bilim Seferi (TAE-4) kapsamında bulunduğu belirtiliyor. Türk bilim insanlarının çalışmalarına da değinen Özsoy, Türk bilim insanları tarafından keşfedilen mineraller ve gen bankasına eklenen yeni türler gibi bilimsel çalışmaları içeren 100 kadar makalenin ve otuzdan fazla lisansüstü tezinin ilk ulusal seferden bu güne yayımlandığını ifade ediyor.
Kaynak: Web Özel

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu