Haber

‘Tek çocuk’ o kadar da kötü bir şey değil!


“İki çocuğum ben onları camdan izlerken dışarıda koşturuyorlar. Her gün (onlar ‘annenin dikkatin dağıtmaca’ oynarken) önce iyi ki birbirlerine sahipler diye düşünüyorum sonra tutuştukları kavgayı (sopayla kavga etmece oynarken) ayırmaya çalışıyorum… Kardeşlerin değerini yeni takdir ediyor değilim. Aynı şekilde zaman zaman yaşadıkları olumsuzlukları da yeni fark etmiyorum.” Emily Oster böyle anlatırken pandemiye ilişkin çarpıcı bir noktaya da değiniyor. Buna göre eğer Oster’ın tek bir çocuğu olsaydı evden eğitim konusunda çok daha az zorlanırdı. Lakin kapanma döneminde evde bir kardeş olması bir tür akran sosyalleşmesini mümkün kıldığı için oldukça kıymetli. Pandemi çok fazla kafa karışıklığı yarattı, ancak aynı zamanda birçok ebeveynin (veya anne baba adayının) sorduğu bir soruyu da gündeme getirdi: Ailem için doğru çocuk sayısı nedir? Karantina olsun ya da olmasın, kardeş sahibi olmak kişinin deneyimlerini ve gelişimini şekillendirir. Bu iyi bir şey mi yoksa kötü mü? UZMANLAR AYRILDI Tarihsel açıdan uzmanlar kardeşler konusunda iki kampa ayrılmış durumdalar. Bazıları, daha geniş bir ailenin her bir çocuğa yatırım için daha az kaynak anlamına da geldiği gerçeğine odaklanıyor ki bu; eğitime, bebek bezlerine, beşiklere ve giysilere harcanan para ve genel anlamda harcanan zaman manasına gelmekte. Evet bazı ekonomistler ebeveynlikten böyle bahsediyorlar. Ancak özetle göründüğü gibi, daha fazla çocuk, her birine odaklanmak için daha az zaman ve para demek. İkinci kamp ise tek çocuk olmanın sosyal gelişimi engellediğini söylüyor. Bu fikre göre tek çocuk antisosyal ve biraz da garip olmaya çok müsait. Çocuğunuza bir kardeş vermezseniz, sosyal olarak izole olmaya mahkumdurlar. Yani bir ebeveyn olarak, hangi seçimi yaparsanız yapın yanlış yaptığınızı bilmek güzel! ÖLÇÜMLER ÇOK SINIRLI… Ama bunlar sadece teoriler… Peki veriler bize ne söylüyor? Ne yazık ki tam istediğimizi değil, çünkü ölçebileceklerimiz sınırlı. Mesela IQ testi gibi ölçümler yapabiliriz. Test puanları, okul performansları ve eğitim düzeyleri karşılaştırılabilir. Lakin bu aileleri karşılaştırmak için yeterli değil. Zira çift büyük bir sürprizle ikiz çocuk sahibi olmuş olabilir yani böyle bir motivasyona sahip olmayabilirler. Aynı zamanda ebeveynler kız çocuklarının yanına bir erkek kardeş ya da tam tersi hayaline sahip. Bu noktada sağlıklı denebilecek verilerin Norveç’ten geldiğini ifade etmek gerek. Norveç verileri, bir ailedeki çocuk sayısının eğitim başarısını veya IQ’yu belirlemede, en azından erkek çocuklar arasında nispeten daha az rol oynadığını ortaya koymakta. Kardeşi olmayan çocukların da tercihen istihdam edilme veya bu sebeple daha yüksek ücret alma olasılıkları yok. Yani genel olarak, ekonomistlerin başarı dediği şey söz konusu olduğunda, kardeşlere sahip olmak önemli görünmüyor. Peki ya “garip tek çocuk”? Veriler, bu iddiayı on yıllar önce reddetti. Toplam 140 çalışmayı özetleyen 1987 tarihli bir makalede, tek çocuklar arasında daha fazla “akademik motivasyon” olduğuna dair bazı kanıtlar buldu, ancak dışadönüklük gibi kişilik özelliklerinde hiçbir farklılık gözlemlenmedi. Başka bir deyişle, yerleşik bir oyun arkadaşının çocuğu daha sosyal hale getirmesini bekleseniz de, veriler bunu doğrulamıyor. İLK ÇOCUKLAR DAHA YÜKSEK IQ’LU Literatürün bize gösterdiği şey aslında doğum sırasının önemli olduğu. İlk doğan çocuklar, kardeşleri olsun ya da olmasın IQ konusunda biraz daha iyi performans gösteriyorlar. Bu daha başarılı bir eğitim hayatı ve daha sonraki yaşamda daha yüksek kazanç elde etmek anlamına gelebilir. Bunun neden olduğu açık değil, ancak bunun nedeni, ebeveynlerin ilk çocuğa yaşamın erken dönemlerinde ayırabilecekleri zamanın daha fazla olması olabilir. Örneğin, çocuğunuzla okumaya veya konuşmaya daha fazla zaman ayırmak dil gelişimini teşvik eder. Tüm bu verileri bir araya getirdiğimizde, kardeşlerin ölçebileceğimiz çoğu özellik üzerinde büyük bir etkisi olmadığı görülüyor. Ebeveynler bu konu hakkında sürekli tartışacaktır. Uzmanlar fikir yürüteceklerdir ancak kaç çocuğa sahip olacağınız konusundaki kararınız tam olarak şu olmalıdır: Ailemiz için en iyisi neyse kararımız o olacak… metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr  *Bu haberdeki bilgilerin büyük bir kısmı The New York Times’ta “Only Children Are Not Doomed” başlığıyla yayınlanan makaleden derlenmiştir.
Kaynak: Web Özel

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu