Haber

Satürn halkalarına veda ediyor! Peki neden ve ne zaman?


Her güzel şeyin bir sonu var değil mi? Hayatın, önünüzdeki lezzetli bir tabak yemeğin, bazen de bir ilişkinin… Kimilerine göre Güneş Sistemi’nin en güzel gezegeni Satürn de güzelliğini kaybetmek üzere. Satürn’e özel görüntüsünü veren halkaları oluşturan buzul bileşenlerin ortadan kaybolacağı bilimsel olarak kanıtlandı. Satürn’ün etrafındaki devasa kaya parçaları, onlara çarpan küçük meteorlar ve güneş ışınlarının radyasyon etkisiyle ufalanıyor. Bu ufalanan parçalar ise gezegenin manyetik alanına yaklaşarak evren boşluğunda bir yolculuğa çıkıyor. Manyetik alana gelen bu parçalar Satürn’ün atmosferine girdiğinde yer çekimi onları çekiyor ve gezegenin bulutlarında bu parçacıklar buharlaşıyor. 2004 yılında, uzay aracı Cassini tarafından çekilen Satürn’ün halkalarının ultraviyole görüntüsü. Kaynak: Reuters Japon Uzay Ajansı’ndan (JAXA) bilim insanı James O’Donoghue ve diğer bilim insanları Satürn’ün halkalarının 300 milyon yıl içerisinde kaybolacağına hemfikir. Halkayı oluşturan bu kaya parçalarının ilk başta nasıl ortaya çıktığı hakkında ise bilimin tam bir fikri yok. YAŞLI SANIYORLARDI GENÇMİŞ! Satürn’le ilgili insanoğlu ilk görüntüyü 1980’lerde NASA’nın Voyager isimli uzay aracının çektiği görüntüler sayesinde elde etti. Bilim insanları bu görüntülere bakarak Satürn halkalarının 4.6 milyar yıl önce oluştuğunu tahmin ediyordu. O sıralarda evrende pek çok irili ufaklı taş parçalarının yer aldığı ve bunların bir şekilde gezegenin manyetik alanına takılarak etrafında halka oluşturmuş olabileceği düşünülüyor. Voyager’ın halkaları oluşturan dev kayalardan daha net fotoğraflar çekmesinden sonra kayaların 100 milyon yaşında olduğu tahmin edildi. Yani Satürn’ün halkalarının güneş sistemi ile yaşıt olabileceği düşünülürken şimdi ise dinozorlar dünyada yaşarken Satürn’ün halkalarının daha oluşmadığı düşünülüyor. Satürn halkalarının tahmin edilenden daha genç olduğu ortaya çıktı. Kaynak: Reuters Bir teze göre ise Satürn’ün uyduları zamanla aşındı ve parçalara ayrılarak gezegenin etrafında halka şeklini oluşturdular. Japon Uzay Ajansı’ndan (JAXA) bilim insanı James O’Donoghue, Satürn’ün halkalarının pek çok gizemi barındırdığını ve bunun ‘yaşadığımız evrenin nasıl değişken olduğunu’ anlamamıza yardımcı olduğunu söylüyor. NASA’da gezegen bilimcisi olarak çalışan Linda Spilker ise halkaları oluşturan kayaların birbirlerine çarptığını söylerken, astronomlar milyonlarca yıl sonra parçalanan başka gezegen uygularının gezegenlerin etrafında Satürnvari halkalar oluşturabileceğini düşünüyor. EN BÜYÜK İKİNCİ GEZEGEN Güneş’e en yakın 6. gezegen olan Satürn, Jüpiter’den sonra Güneş Sistemi’ndeki en büyük gezegen. Dünyanın 95 katı büyüklükte olan Satürn’ün güneş etrafında dönmesi 10 saat 42 dakika sürüyor. Gezegenin büyük kısmı hidrojen ve helyum gazından oluşuyor. Düzinelerce uydusu olan gezegenin her bir uydusu da araştırmaların konusu. Satürn’de herhangi bir canlının yaşaması mümkün değil ancak Enceladus ve Titan gibi uydularının okyanuslara sahip olduğunu düşünülüyor. Bilim insanları Titan uydusunda hücre yapı taşında bulunan akrilonitril isimli bileşenin izlerini buldu. Bilim insanları, bu bileşenden yeterli miktarda olduğu ortaya çıkarsa canlıların Titan’ın dondurucu yüzeyine karşı canlıların hayatta kalabileceğini düşünüyor.   Satürn’ün en büyük uydusu Titan’ın üzerindeki Ligeia Mare gölünün Cassini tarafından çekilen fotoğrafı. Kaynak: Reuters  Akrilonitril molekülü hidrojen, karbon ve nitrojen elementlerinden oluşurken, Titan’da akrilonitril yağmurları sonucu oluşan büyük göller bulunmakta. Hidrokarbondan oluşan bu göller gezegenin kuzey kutbuna da yakın; uydudaki bulutlar ise metan gazından oluşuyor. Satürn’ün en az 83 uydusu olduğu düşünülüyor. Titan, bunların en büyüğü ve Merkür gezegeninden daha büyük. İsmi, Romalıların bereket ve tarım tanrısı olarak adlandırdıkları Satürn’den gelen gezegenin ismi Bizans’a ait 4. ve 5. yüzyıldan kalma sembollerde geçmekte. Satürn’le ilgili insanlık tarihinin bilinen ilk yazılı kayıtları ise Babillere dayanıyor. Satürn gezegeninin halkalarını ise 1610 yılında İtalyan gökbilimci Galileo Galilei görmüş, Galilei halkaları keşfeden bilim insanı olmuştu. Kaynaklar: The Atlantic, NASA
Kaynak: Web Özel

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu