Haber

Öfke patlaması yaşamanın önüne nasıl geçebilirsiniz?


Koronavirüs salgının etkisiyle aylarca evlerimizde hiçbir şey yapmadan oturduk. Aşılar ile birlikte vakalarda keskin bir düşüş sağlanırken pandeminin dünyada değiştirdiği bazı şeyler eski haline dönmeye başladı. Örneğin daha çok şirket kalıcı olarak ofislerde çalışıyor, toplu etkinliklerin sayısı arttı. Fakat bu kadar uzun süre evde oturmuş olmanın insanda yarattığı bazı duygusal ve fiziksel tahribatlar da yok değil. Bilim insanlarının yaptığı bazı çalışmalar ortaya koydu ki artık çok daha çabuk sinirleniyoruz. Bir şekilde pandemi tahammül duygumuzu aşağı çekti. Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl uçaklarda ortalama 100-150 arası öfke patlaması vakası görülürken (yolcunun taşkınlık yapması) 2021 yılında uçaklarda böyle 5 bin 700 olaya rastlandı. Bu olayların 4 bin 100’ünün maske kaynaklı olduğu ortaya çıktı. KRİTİK YER: AMİGDALA BÖLGESİ İnsanlar kendilerine yönelik bir tehlike hissettiklerinde beyinlerinin amigdala bölgesi (dış etkenlere karşı duyguların işin içine girerek cevap vermemizi sağlayan alan) uyarılmış oluyor. Eğer uyaran çok şiddetliyse amigdala bütün davranışlarımızı ele geçiriyor. Böylece kendimize şaşıracağımız şekilde hiç söylemeyeceğimiz şeyleri söyleyebiliyoruz. 2020 yılında 233 çiftle yapılan bir araştırmaya göre; çiftler bir uzman eşliğinde sorunlarını çözmek için bir odada tutuldu. Sorunlarını tartışan çiftlerden biri duygusal olarak kendini kaybettiğinde sorunların çözülemediği görüldü. Bu çok şaşırılacak bir bulgu değil ancak işin içine duyguları karıştırdığımızda ne olacağının doğru bir temsili gibi. 30 SANİYE KURALI Peki sorunları çözmek için duygularımızı nasıl dizginleyebiliriz? Bazı uzmanlar ‘30 saniye kuralını’ öneriyor. Eğer tez canlı biriyseniz dışarıdan sizi sinirlendirecek bir uyaran aldığınızda içinizden 30 saniye sayın ve daha sonra tepkinizi gösterin. Bu daha sakin bir cevap vermenize yol açabilir. ABD’nin kurucu liderleri arasında gösterilen Thomas Jefferson, “Öfkeliysen konuşmadan önce 10’a kadar say. Çok öfkeliysen 1000’e kadar” demişti. Kişinin başkalarının duygularını gözlemlemesi de öfkesini kontrol edebilmesi için çok önemli. Kişi kendisini şu sözü söylerken düşünebilir: “Aslında şu an o kadar öfkeli değilim, öfkenin beni ve duygularımı yönetmesine izin vermeyeceğim.” ÖFKENİZİ YAZIN Çok sinirlendiğiniz anlarda tepkinizi göstermeden önce öfkenizi kağıda dökmek faydalı olabilir. İçinde olduğunuz ilişki sizi rahatsız ediyorsa karşı tarafa tepkilerinizi göstermeden önce hissettiklerinizi bir kağıda yazabilirsiniz, böylece onunla konuşmaya gitmeden önce bir öfke patlaması yaşamayabilirsiniz. Kendiniz hakkında tuttuğunuz bu rapor size yardımcı olabilir. Bazı uzmanlar günlük tutmanın da içinizde öfke biriktirmemek için iyi bir yöntem olduğunu düşünüyor. Yukarıdaki adımların hepsi ‘kendinizin bir öğrencisi’ olmanız için uzmanlar tarafından derlenen öneriler. Kişi kendisini ne kadar iyi tanırsa tepkilerini o kadar ölçülü, makul ve çözümcü bir şekilde ifade edebilir. Duygularını çok sinirli bir şekilde ifade eden insanlara fiziksel bir aktivite ile sinirlerini boşaltmaları, vakit buldukça tatile çıkmaları, zaman zaman bazı şeyleri değiştiremeyeceklerini kabul etmeleri gibi tavsiyelerde bulunuluyor. Bu çözümlerin fayda etmediği durumlarda ise profesyonel yardım almayı düşünebilecekleri ifade ediliyor. Nörolog Douglas Fields’a göre bir kişi kronik olarak stres altında ve travmatik ruh durumu içerisindeyse gün içerisindeki en küçük bir tartışmada bile beynin içinde bir öfke dolaşmaya başlıyor. Kaynaklar: The Atlantic, Harvard Business Review, Healthline
Kaynak: Web Özel

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu