Haber

‘O kadar tatlı ki ısıracağım’ hissi neden olur?


ABD’li aktris Leslie Bibb, 2011’de komedyen Conan O’Brien’ın talk şovunda bir kuaför anısını anlatıyordu. Kuaförde gördüğü ve başındaki uzun tüylere fiyonklar takılmış köpeğin ne kadar sevimli durduğunu “Öyle tatlıydı ki yumruklayasım geldi” diye anlatıyordu. Bibb benzer bir ifadeyi arkadaşının bebeği için de söyleyecekti: “Kocaman gözleri… Cıvıl cıvıl bir kuşa benziyor. Yumruklayacağım o bebeği! Beni çok kızdırıyor. Çok tatlı.” Conan O’Brien bu noktada devreye giriyor ve “Yani yumruk atmak istediğini söylediğinde…” derken Bibb, “Çok seviyorum” diye tamamlıyordu. Pek çoğumuzda bir “yumruklama” isteği doğmuyor belki ama buna benzer bir durumu yaşıyoruz. ‘SEVİMLİ SALDIRGANLIK’ Çok sevimli bir şey gördüğümüzde, onu sıkıştırmak, ezercesine sarılmak istiyoruz. Duygular üzerine araştırmalar yapan Dr. Oriana Aragon bunun oldukça ilginç bir duygu ifadesi olduğunu düşünüyor. Aragon’u konuya iten ise babaannesi olmuş. Babaannesinin çocukken kendisini “Senin yiyeceğim, yanaklarını koparacağım” diye sevdiği aklına geldiğinde bu konuyu laboratuvarda incelemeye karar vermiş. Daha çok çocuklarda görülen “çok sıkı sarılmak” da aslında “sevimli saldırganlık” çatısı altına koyulabilecek bir davranış. Fotoğraf: Shutterstock  Aragon, 2015’te yayınlanan makalesinde, sevimli şeyleri ezmek, ısırmak veya sıkmak için duyduğumuz ama aslında karşımızdakini incitmek istemediğimiz bu garip arzuya “sevimli saldırganlık” adını verdi. 2018’de ise davranışsal nörobilim alanında makalelerin yayınlandığı uluslararası hakemli dergi Frontiers in Behavioral Neuroscience’da başka bir çalışma daha yayınlandı ve bu duygu patlaması esnasında insan beyninde neler olup bittiğine baktı. “Sevimli saldırganlık” sırasında beyindeki hem duygu hem de ödül ağlarının aktif hale geldiğini buldular. Elde edilen bu bulgular, Aragon’un sevimli saldırganlığın neden meydana geldiğine dair orijinal teorisini destekliyor: Teoriye göre bu, şahit olduğumuz sevimliliğin bizi tamamen aciz bir halde bırakmaması için ürettiğimiz bir başa çıkma yolu. Aragon ve meslektaşları bunaltıcı derecedeki olumlu duygusal anları düzenleyebilmek için insanların sevimli saldırganlığa başvurduğunu öne sürüyor. Psikolog Dr. Katherine Stavropoulos ise “Bu, beynimizin bize ‘Sakin ol’ deme şekli olabilir” diye konuşuyor. Hem Dr. Stavropoulos hem de Dr. Aragon sevimli saldırganlığın nedeninin ne olduğunu kesin olarak söyleyebilmek için daha fazla çalışma yapılması gerektiği konusunda ise hemfikir. Bu, yoğunlaşan duyguları ifade etme şeklimiz de olabilir, söz konusu dürtü, bu anlamda “düzenleyici” bir amaca da hizmet ediyor olabilir. Veya, insanların duygusal ifadelerinde daha esnek olduklarını da gösteriyor olabilir. SEVGİDEN ISIRMAK! Tüm bunların yanında bu kavram, çiftlerde de sıklıkla rastlanan bir durum. Sevgilisine, eşine bakıp onu ısırmak için yoğun bir dürtü hissettiğini söyleyenler hiç de az değil. Elbette burada söz konusu ısırık, şiddetli bir ısırık değil. Kelimelerle ifade edilse “Seni çok seviyorum ve sadece bunu yapmam gerekiyor!” diye anlatılabilecek, Twitter’da “feminen ısırma dürtüsü” olarak söylenen bir durum bu… Dr. Aragon şöyle aktarıyor: “Partnerinizle birliktesiniz, ifade etmeniz gereken bu süper güçlü dürtüyü hissediyorsunuz ve sonra ısırıyorsunuz ve bu da arınmanıza ve yoğun duygularla başa çıkmanıza yardımcı oluyor. O yüzden devam edin, elbette onun da rızasını almak kaydıyla ısırın, çimdik atın! Nihayetinde hepsi aşk!” ‘BEYİN TELAFİ ETMEYE ÇALIŞIYOR’ Southern Cross Üniversitesi’nde bilişsel sinirbilim alanında görev yapan Dr. Anna Brooks ise bu dürtüyü şöyle açıklıyor: “İnsan beyni, özellikle duygusal hissettiğimizde, çok büyük miktarda enerji harcıyor. Bu yüzden beyin kendi duygusal tepkilerini değiştirebilmeli. Kişinin duygusal tepki gücünü düzenleme yeteneği son derece yüksek ve uyumlu. Bizi herhangi bir duyguya çok fazla enerji harcamaktan alıkoyuyor.” Yani internette sevimli köpekleri izlerken vücudumuz daha verimli bir şeye harcayabileceği enerjiyi harcıyor. Beynimiz de bu durumu telafi etmeye çalışıyor. Ayrıca Dr. Brooks bu deneyimi, umutsuzca üzgünken histerik bir şekilde gülmeye başladığınızda hissettiğiniz o hafif delilik hissine benzetiyor. *Vice (‘Cute Aggression’ Is the Desire to Crush Adorable Things ve I Asked a Neuroscientist Why I Want to Crush Every Cute Animal I See), Frontiers (“It’s so Cute I Could Crush It!”: Understanding Neural Mechanisms of Cute Aggression)
Kaynak: Web Özel

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu