Haber

‘Kendi başarı hikayenizi anlatın’ | LinkedIn’deki ‘çöp’ paylaşımlar temizlenebilir mi?


LinkedIn, iş verenler ile iş arayanları buluşturmak amacıyla kurulmuş bir platform ancak dönem dönem yapılan paylaşımların niteliği konusunda tepkilerin odağında da olabiliyor. Platforma yönelik eleştiriler, ‘e-posta yönlendirme dönemi’nden kalma, çok kez okuduğumuz duygusal başarı hikayeleriyle ya da niteliksiz kariyer tavsiyeleriyle dolu bir siteye dönüştüğü yönünde… Peki, dünyanın en çok kullanılan profesyonel ağı konumundaki LinkedIn’i daha verimli kullanmak ve sitedeki ‘çöp paylaşımlardan’ uzak durmak mümkün mü? Dijital medya ajansı yöneticisi Berk Özberk, LinkedIn’de yapmacık görünmeden ve ciddiye alınabilecek paylaşımların nasıl yapılacağına ilişkin değerlendirmesine, kendi başarı hikayemizi paylaşmanın önemine işaret ederek başlıyor. Özberk, LinkedIn’de başkalarının başarı hikayelerini kendi yazmış gibi paylaşanlar olduğuna dikkat çekerek, bu konuda şunları söylüyor: “Burada samimiyeti ve etkileşimi artırmak için kendi başınızdan geçenleri abartmadan, doğru bir şekilde yansıtmak önemli. Çünkü anlattığınız hikayeler belki eski bir iş yerinizle ya da eski bir iş arkadaşınızla ilgili hikayeler. Keza başarı hikayeleri de herkes tarafından bilinen kurumları ve kuruluşları ilgilendiriyor. Dolayısıyla bir paylaşım yaptığınızda daha samimi olması ve inandırıcılığını kaybetmemesi için gerçek kurum ve kişilere yer vermeniz gerektiğini düşünüyorum.” DAYANAKSIZ PAYLAŞIMLARIN YARATTIĞI BİLGİ KİRLİLİĞİ LinkedIn’in en çok eleştiri aldığı noktalardan biri de ‘çöp paylaşımlar’. Berk Özberk, söz konusu paylaşımların ana sayfamızda bilgi kirliliğine yol açtığını dile getiriyor. Uzmanlar, Linkedin’deki yersiz ve gündelik anket paylaşımlarının azaltılması gerektiği kanaatinde. Fotoğraf: Shutterstock  Özberk, “Mesela bir kişi satış yapabilmek için LinkedIn’de çok fazla insanı ekliyor, çok sayıda insana mesaj atıyor. Profiline ve kim olduğuna bakmadan çok fazla bağlantı talebinde bulunabiliyor. Bu tür hesapların gereksiz paylaşımlarına ‘çöp’ diyoruz” şeklinde konuşuyor. Linkedin’de network kuracağımız ve takip ettiğimiz kitleyi bizim belirlediğimizin altını çizen Özberk, “Network oluşturacağım diye de kendi kitlenizi ‘çöplüğe’ çevirmemenizi öneriyorum” demekte. Özberk, çöplerin oluşturduğu bilgi kirliliğinden uzak kalmak için ise, daha fazla bilgi edinmek istediğimiz kişilerin içeriklerini dikkate almamız tavsiyesini sunuyor. LINKEDIN NE ÖNERİYOR? LinkedIn Pazarlama Danışmanı ve LinkedInBlog Eğitmeni Alexander Krastev yayımladığı bir makalesinde, insanların sitedeki rastgele paylaşımlardan bıktığını dile getiriyor ve kullanıcılara bazı tavsiyelerde bulunuyor. Bu tarz paylaşımların güzel durduğunu ancak çok boş ve anlamsız olduğunu dile getiren Krastev’in ilk tavsiyesi ise günlük anket paylaşımlarına son vermek. Krastev örnek olarak ise, nüfus idaresinde ya da büyük anket şirketlerinde çalışmadığımız sürece, tekrar tekrar “Evden mi, ofisten mi yoksa hibrit mi çalışmayı tercih edersiniz” gibi sorular sormanın bir anlam ifade etmediğini dile getiriyor. Sitedeki anketlerin kolay ulaşılabilir olduğunu ve bu sayede pek çok takipçi edinilebildiğini anımsatan Krastev, “Fakat yaptığınız anket, çalışmalarınızdaki niteliği artırıyor mu” sorusunu yöneltiyor. Uzmanı olduğunuz bir konuda başlattığınız anketin makaleler ya da belgelerle desteklenmesi tavsiye ediliyor. Fotoğraf: Shutterstock Anket paylaşımını ayda iki kereden fazla yapmama tavsiyesini sunan Krastev, faaliyet gösterdiğimiz sektörde boş kalmış alanları keşfedip, o boşlukları dolduracak bilgiler paylaşmayı öneriyor. Krastev, “Uzmanı olduğunuz bir konuda anket paylaşıp, sonrasında da bazı makaleler ya da belgelerle anketinizi destekleyin” demekte. LinkedIn’in işle ilgisi olmayan popüler ve duygusal videolar için uygun bir platform olmadığının altını çizen Krastev, bu videoların genelde sahte olduğunun altını çiziyor. Krastev bu konudaki tavsiyesini ise şöyle sürdürüyor: “Sizin ve ‘network’ünüzün önemsediği veya destekleyeceği bir konu bulmak için daha çok çaba harcayın. Sahte haber ve olumsuzluk çağında, LinkedIn’i en iyi çalışanları bulmak için kullanın. Bu tarz videoları başka sosyal medya platformlarında paylaşabilirsiniz.” Krastev de insanların kendi başarı hikayelerini anlatmasının önemine değiniyor. Bu konudaki değerlendirmesinde ise “Yıllar içinde edindiğiniz tecrübeleri, kazanımları anlatın; takipçilerinize çalışma alanınızla ilgili değerli bilgiler sunun” ifadelerine yer veriyor. Krastev son olarak, başkalarının emeği olan görselleri sahibinin imzasını silerek paylaşmama uyarısı yapıyor. Başka birine ait fikri mülkiyetleri o kişilerin emeğine saygı göstererek imzasıyla paylaşmanın önemine değinen Krastev, “Siz de böyle şeyler paylaşmak istiyorsanız, paylaşmaya değecek format ve fikirler üzerine düşünün.” sidal.utkucu@haberglobal.com.tr 
Kaynak: Web Özel

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu