Haber

Gerçekçi olmayan beklentiler, heyecan ve ‘antipatik ünlüler’ listeleri… ‘Magazin yüzlerine tepkilerin ardında ne yatıyor?


Bazılarımızın sevmediği, hatta resmini görmeye, sesini duymaya bile dayanamadığı ünlüler var. Yerli veya yabancı birçok sitede ‘Antipatik Ünlüler’ başlıklı listeler bile mevcut. Peki hiç tanımadığımız, yaşamlarına dahil olmadığımız bu kişilere karşı antipati veya nefret beslememiz ne kadar normal? Uzmanlar, bunun ardında nefret duygusunun bizde yarattığı heyecanın ve “ünlülere yüklediğimiz gerçekçi olmayan beklentilerin” yattığına dikkat çekiyor. İstanbul Üniversitesi Danışma Kurulu Üyesi Psikolog Yeliz Arda bu olguyu açıklamaya, nefret duygusunu tanımlayarak başlıyor. Yeliz Arda, insanların genelde kendini kötü hissettiren, rahatsız eden, aşağılayan, haksızlığa uğrattığını düşündüren kişilerden nefret ettiğini belirterek, “Bireyler, kendisi gibi olmamasına tahammül edemediği kişiden de nefret edebilir” demekte. Arda aynı zamanda, hazzı engelleyen şeylerden de nefret edebildiğimize ya da bu şeylerin hastalıklı hazza yol açıp içsel bir çatışma oluşturabileceğine işaret ediyor. ‘TUHAF BİR DAVRANIŞ’ “Tanımadığımız kişilerden nefret etmek aslında tuhaf bir davranış” diyen Arda, bundan heyecan duyduğumuzu dile getiriyor. Arda, sözlerine şöyle devam ediyor: “Çünkü beyindeki sevgi ve nefret duyguları birbiriyle bağlantılı. Yani beyin temelde bu hisleri birbirinden ayıramaz. Bu konuda yoğun ilgi gösterdiğimizde beynimizde oksitosin, serotonin ve dopamin (mutluluk hormonları) salınımı gerçekleştiği için biriyle duygusal ilişki kurduğumuzdaki gibi iyi hissetme haline geçiyoruz.” Yani beynin bir duygusal ilişkinin pozitif veya negatif olmasını ayırt edemediğinin altını çizen Arda, ünlüleri sosyal medyadan eleştirerek ya da ‘sevmiyorum, ben o ünlüden nefret ediyorum’ diyerek aslında bu hormonların salınımını tetiklediğimizi kaydediyor. Arda, “Dolayısıyla biz bununla beraber iyi hissediyoruz. Yani nefret duygusu, sevgi duygusu gibi duygusal hareketlenmeye sebep oluyor” demekte. Kanadalı şarkıcı Justin Bieber, IMDB’nin En Antipatik Ünlüler listesinde birinci sırada yer alıyor. Fotoğraf: Shutterstock  KISKANÇLIK YA DA AŞIRI TUTKU Nefretin ardında, bu hissi besleyen kişinin karşı tarafa duyduğu kıskançlığın ya da tutkulu hayranlığın da yatabileceğine işaret eden Arda, “Birey, kendisinde olmayanları, eksikliğini hissettiği şeyleri karşı tarafta gördüğünde bu duruma bir tepki olarak nefret duygusu geliştirebilir. Nefret, egonun kendisini koruma içgüdüsü olabilir” yorumunu yapıyor. Ayrıca bazı kişilerin çoğunluğun hoşlandığı bir ünlüden hoşlanmıyor olmanın cazibesine kapılabildiğinin altını çizerek, “’Ben sizden farklıyım, beni genellemeyin’ diyen bu kişilerin kendi içinde de çatışması olduğunu söyleyebilirim” demekte. ABD’li rapçi Kanye West ise IMDB’nin En Antipatik Ünlüler listesinde ikinci sırada bulunuyor. Fotoğraf: Shutterstock Ünlü nefreti tabii ki küresel bir olgu. Bu konuda ABD’de yapılan değerlendirmelerde de benzer noktalara değiniliyor. Bowling Green State Üniversitesi Popüler Kültür Kürsüsü Başkanı Jeffrey Brown, bu nefretin ardında daima bir neden olduğunu söylüyor. “İnsanlar itiraf etmek istemese de daima bir neden vardır” diyen Brown, ünlülerin bazı şeyleri yansıttığını aktarıyor. Brown, “Bizim sıradan insanlar olarak yarattığımız bazı varsayımlarla ünlülerin yansıttıkları uyuşmadığında içten içe ünlüleri suçlarız. Sonra da ‘Bu kişiden nefret ediyorum çünkü benim değerlerimle uyuşmuyor’ deriz” açıklamasını yapıyor. ‘TEHLİKELİ BİR HİS’ Michigan State Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Kaston Anderson-Carpenter ise, söz konusu nefreti anlamak için tercihlerimize bakmamız gerektiğine vurgu yapıyor. Carpenter, “Bizimle benzer özelliğe sahip kişileri benzemeyenlere tercih etme gibi bir eğilim sergileriz. Bu özellikler kişilik farklılıkları gibi içsel meseleler olabileceği gibi ünlü ya da zengin olma gibi dışsal durumlar da olabilir” ifadelerine yer veriyor. Carpenter, hoşnutsuzluk gibi hisleri ünlülere yönlendirmenin görece kolay olduğunu söyleyerek,  “Zihnimizde, ünlülerin nasıl davranacağıyla ilgili keskin ve çoğunlukla da gerçekçi olmayan beklentiler oluştururuz” değerlendirmesini yapıyor. Carpenter, bu beklentileri karşılamamaları halinde de ünlüleri ünlü olmayanlardan daha sert yargıladığımızın altını çiziyor. Carpenter ayrıca şu değerlendirmede bulunuyor: “Birilerine bu kadar şiddetli nefret duyulmasının, özellikle de hiç tanımadığımız kişilere karşı böylesi hisler beslemenin psikolojik bir tehlikesi olduğu kanaatindeyim. Birçok çalışma, bir gruba yönelik böylesi nefretin bireysel ya da toplumsal sağlık açısından olumsuz sonuçlar doğurabildiğini gösterdi. Tanımadığımız insanlara karşı nefret besleme, zararlı ve tehlikeli eylemler gerçekleştirme eğilimimizi de arttırır.” sidal.utkucu@haberglobal.com.tr  Ek kaynak: USA Today
Kaynak: Web Özel

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu