Haber

Çocuk-yaşlı ilişkisi düşündüğümüzden daha önemli! ‘Yaygın kanının aksine…’


Torunlarla ilgilenmek sadece anne-babanın yükünü azaltmıyor. Büyükannelerin ve büyükbabaların desteği, çok daha önemli etkilere sahip. Özellikle zorlu süreçlerde büyükanne ve büyükbabaların yardımı, ailelerde dağılmak üzere olan düzeni toparlamada adeta tutkal etkisi yaratabiliyor. Araştırmalar, yaşlılarla gençlerin birlikte olmasının iki taraf için de çok faydalı olduğunu ortaya koyuyor. Stanford Uzun Yaşam Merkezi’nin yürüttüğü bir çalışma, yaşlıların gençlerin ve çocukların hayatlarında kritik yerlere sahip olduğunu gösteriyor. Stanford Üniversitesi’nden psikoloji profesörü Laura Carstensen, “Yaygın kanının aksine, yaşlılar gençlere gitmesi gereken kaynakları tüketmiyor; yaşlıların gençlerin ihtiyaç duyduğu kaynaklar olduklarını düşünmek için pek çok haklı gerekçemiz var” demekte. Carstensen ve ekibinin araştırması, insanlar yaş aldıkça beyinlerinin karmaşık problemleri çözebilmek ve duygusal yetenekleri iyileştirebilmek gibi alanlarda geliştiğini ortaya koyuyor. Toplumların, gençlere yaşlıların rehberliğinden faydalanma imkanlarını pek sunmadığını ve bunun büyük bir kayıp olduğunu aktaran Carstensen, “Yaşlıların çocukların ihtiyaçlarını anlama ve karşılamada çok özgün nitelikleri var” demekte. ‘BİR AMACA İHTİYAÇ DUYUYORLAR’ Söz konusu araştırmada, yaşlıların, çocukların ve gençlerin ihtiyaçlarını iyi bir şekilde karşılayabildiğine vurgu yapılıyor. Bunun nedeni ise, “Çünkü, anlamlı ve yaratıcı temaslara kucak açabiliyorlar. Ayrıca hayatlarında bir amaca gereksinim duyuyorlar” ifadeleriyle açıklanıyor. Gençlerle temasın yaşlılara duygusal tatmin duygusu verdiği de belirtilen araştırmada, pek çok gencin yoksulluktan ötürü eğitim ve sağlık konularında kaynaktan yoksun olduğu aktarılıyor. O nedenle, bu tarz etkileşimlerin, hayatta bir yere gelebilmiş kişiler ile hala çabalayanlar arasında daha derin köprüler kurulabilmesine olanak sağladığı vurgulanıyor. Nesiller arası ilişkilerin sosyal anlamda daha derin köprüler kurulmasını sağladığı belirtiliyor. Fotoğraf: Shutterstock Avustralya’da gönüllülük hizmeti yürüten Ulusal Yaşlılar Derneği Başkanı Profesör John McCallum, çalışmada elde edilen sonuçların hiçbirinin şaşırtıcı olmadığını dile getiriyor. McCallum, bu konuda şu değerlendirmeyi yapıyor: “Yaşlılar da diğer herkes gibi; iyisi var, kötüsü var. Ancak genelleyecek olursak, bence hayatta pek çok tecrübeye sahip kişiler, gençler için iyi yol gösterici olabilirler. Çünkü bu kişiler, gençliklerinde birçok zorluğun üstesinden gelmişler.” Çalışmada ayrıca, bu tür temasların gençler ve yaşlılar açısından faydaları şu şekilde açıklanıyor: -Gençlerin yaşlılara karşı besledikleri korkuların ve önyargıların aşılmasına yardımcı olur; -Çocuklara, büyümeyi ve yaşlanmayı anlama ve kabullenme konusunda perspektif kazandırır; -Yaşlılara zindelik aşılar ve yaşlılardaki depresyonun azalmasına yardımcı olur; -Gençlerle ve çocuklarla iletişim kuran yaşlılar izolasyon hissinden arınır; -Gençlerden teknoloji desteği alan yaşlılar bilişsel uyarılarını geliştirir ve sosyal izolasyonu aşabilir. “YAŞLILAR GENÇLERDEN DAHA ENERJİK” Öte yandan, Zürih Üniversitesi’nin yürüttüğü bir araştırma da yaşlıların hedeflerine ulaşmada gençlerden daha hevesli olduğunu ortaya koydu. Davranış psikoloğu Profesör Alexandra Freund, bu çalışmayla insanların yaşlandıkça motivasyonlarını kaybettikleri algısının yanlış olduğunu gösterdiklerini söylüyor. Freund, insanların yaş aldıkça hedeflerinin değiştiğinin, bunun da kişileri daha çok motive ettiğinin altını çiziyor. Yetişkinliklerin ilk yıllarında insanların genelde iyi bir eş bulma ve iyi bir kariyer oluşturma meselelerine odaklandığına işaret eden Freund, “Bunların hiçbiri yaşlılıkta bir anlam ifade etmiyor” diyor. Yaşlıların, daha az hedefe odaklandığını, yani karmaşık amaçlardan uzak durduğunu aktaran Freund, sözlerine şöyle devam ediyor: “Gençlerin çok fazla hedefi olması, karmaşık hedefler içinde heveslerinin azalmasına neden oluyor.” Konuyu yaşlıların hem sağlıklarına, hem de sosyal ilişkilerine önem vermek istedikleri örneğinden izah eden Freund, “O nedenle arkadaşlarıyla buluşup yürüyüşe gidiyorlar. Gençler ise bu ikisini ayrı ayrı yapıyorlar. Neticede hepsi için 24 saatleri var, bu yetişememe hissi de kişilerde hayal kırıklığı yaratıyor” demekte. Gençlerle iletişim, yaşlıların teknolojik bariyerleri aşarak sosyal izolasyonun dışına çıkmalarını sağlıyor. Fotoğraf: Shutterstock Freund, yaşlıların yeni tecrübelere daha kapalı oldukları kanısıyla ilgili olarak ise, bunun hem doğru olduğunu, hem de olmadığını söylüyor. “Yaşlılar sosyalleşmek istiyorlar ama etraflarındaki insanların sayısını sınırlandırıyorlar” diye konuşan Freund, gençlerin bir şeyleri merak ettikleri veya insanlarla çıkar ilişkisi güdebildikleri için ilişkiler konusunda bu kadar seçici olmayabileceğini kaydediyor. Freund ayrıca, yaşlıların halihazırda birçok nedenden ötürü yorgun olduklarına, o nedenle ne isteyip istemediklerini daha iyi bildiklerine dikkat çekiyor. Freund son olarak, bu durumun da kişilerde yaşlılar yeni tecrübelere kapalıymış imajı yarattığını vurguluyor.  Kaynaklar: Die Welt, Stanford Üniversitesi, australianunity.com
Kaynak: Web Özel

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu