Haber

Artık neden özel zil sesleri kullanmıyoruz? ‘Son yıllarda…’


Berivan, Zerda, Dudu, Bir İstanbul Masalı, Çakmak Çakmak, Al Yazmalım, Gülpembe, Çakkıdı… Bu şarkıların ortak özelliği bir dönemin popüler zil sesleri olmaları. Bugünden dönüp bakınca çok garip geliyor ancak bir ara kitapçıklar alarak ya da teletext üzerinden bulduğumuz garip kodları besteleyici sayesinde kaydederek ortalığı sevdiğimiz şarkıların monofonik ya da daha sonra hatırlanacağı üzere polifonik versiyonlarıyla inletiyorduk. Daha sonra şarkıların kendisini çalmaya başladı telefonumuz. Kalabalık toplu taşımada bir türlü erişemediğimiz ya da çantada bir türlü bulamadığımız telefonumuzla minik bir Duman belki bir Yıldız Tilbe konseri verdik… Hatta Nuri Bilge Ceylan, Üç Maymun filminde “Servet’in Ofisinde” adlı sahnede -Hatice Aslan ve Ercan Kesal’ın muazzam oyunculuklarıyla- bu ilginç durumu kendine has yorumuyla aktarmıştı.👇 Şimdilerde ise ekseriyetle telefonumuzun bize sunduğu klasik melodiyi değiştirmiyoruz bile… Hatta eminim ki pek çoğumuz uzun süredir telefonunu sessiz modda kullanıyor. Peki ne değişti? Pazarlama analisti Jessica Ibarra, “Bir zamanlar insanlar kendilerini birey olarak ifade etmenin bir yolu olarak ya da piyasadaki en pahalı telefonlardan birine sahip olduğunu göstermek için özel zil seslerini kullanıyordu” diyor. ‘2015’TEN BU YANA…’ “2015’ten bu yana giderek daha fazla insanın telefonunu sessizde tuttuğunu fark etmeye başladım” şeklinde yorumunu sürdüren Ibarra şu tespitte bulunuyor: “Zil sesi bir zamanlar önemliydi çünkü insanlar takıntılı bir şekilde telefonlarını dokunma mesafesinde taşımaz ve sürekli telefonlarına bakmazlardı. Son yıllarda insanlar telefonlarından en fazla birkaç santimetre uzak durma eğiliminde oldular.” Bununla birlikte ofiste, toplantıda ya da derste telefonunuz bir anda Judas Priest’ten Painkiller ile ortalığı inletse bu müzik zevkiniz hakkında mutlaka bir fikir verir ancak içinden ya da arkanızdan “Bu neydi şimdi” diyeceklerin yüzdesi de hiç kuşkusuz 2005’e göre çok daha yüksek… HÂLÂ STATÜ SEMBOLÜ Buna dair bir diğer görüş de işlerin iPhone’la değiştiği yönünde. Ibarra’nın da temas ettiği üzere telefon geçmişte olduğu gibi şimdi de bazı insanlar için statü sembolü. Haliyle bir dönem nasıl Nokia’nın meşhur melodisi telefonun sahibi hakkında bir şeyler anlatıyorduysa şimdilerde de klasik iPhone melodisi benzer işlevi görüyor. Hatta mp3’lerin zil sesi şeklinde yaygın olarak kullanıldığı dönemde buna fabrika çıkışında izin vermeyen iPhone’lar kullanıcılarının büyük bir çoğunluğunu gelen her çağrıda bir mesaj verir pozisyona itti. Bununla birlikte bir başka görüş de artık devrin değiştiği yönünde. Eskiden insanlar kendilerini sınırlı alanlarda ifade edebiliyordu ancak şu günlerde insanların kendilerini, zevklerini, hayat görüşlerini, düşüncelerini aktarabilecekleri o kadar çok mecra var ki bu hedefle zil sesine yönelenlerin sayısı oldukça azaldı. Ancak elbette hala sevdiği şarkıları, tuttuğu takımın marşını zil sesi olarak kullananlar var. Bazen bir kısmımız sadece ruhsuz ve alabildiğine jenerik bir melodi yerine sevdiği bir şarkıyı duymak istiyor. TRENDLERİN ETKİSİ… Bu konuya dair son çarpıcı yorum ise trendler üzerine. Belirli bir şeyi uzun süre kullanmaya devam ederseniz o şeyden sıkılırsınız ve o her neyse artık değerini yitirmeye başlar. (Geçmişte bir çalışma arkadaşım yüzünden BaBa Zula’nın çok sevdiğim Bir Sana Bir de Bana adlı şarkısından öylesine soğumuştum ki…) İnsanlar klasik ev telefonu sesinden sıkılmış ve özel melodiler istemişti; şimdi de bundan sıkılmış durumdayız. Aynı zamanda geçmişe nazaran o kadar çok aranıyoruz ki… SMS’lerin popülaritesini yitirmesini sağlayan unsurlardan olan pazarlama mesajları gibi pazarlama aramaları, “spam” çağrılar telefonumuzu meşgul ediyor. Bir Reddit kullanıcısı gün içinde çok sayıda cevaplamadığımız çağrı aldığımızı anımsatıyor: “Çok fazla ‘spam’ ve pazarlama araması geliyor. Çoğu insan iletişim için sosyal medya ve mesajlaşma platformlarını kullanıyor. Neden görmezden geleceğin bir çağrı için zil sesi belirleyesin ki?” metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr  *Reddit, Quora
Kaynak: Web Özel

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu