Haber

9 bin 500 yıl önce Aksaray’da… İlk beyin ameliyatı ne anlatıyor?


Tarih boyunca medeniyetlere ev sahipliği yapan Anadolu’nun bu özelliği artık bir klişeye dönüşecek kadar herkesin ezberinde. Ancak bu “tarih boyunca medeniyetlere ev sahipliği yapmak” kavramında derinlere indikçe karşımıza bu ifadenin ağırlığı çıkmakta. Anadolu toprakları, insanlık tarihine ve insanlığın gelişimine, alışkanlıklarına, doğayı anlayışına ışık tutan dev bir kaynak. Bu kaynağın en derin sayfalarından biri de Aşıklı Höyük. Aksaray’ın Gülağaç ilçesi Kızılkaya köyündeki Aşıklı Höyük, 10 bin 400 yıllık tarihiyle Orta Anadolu ve Kapadokya’nın ilk köyü olarak biliniyor. Koyun ve keçinin evcilleştirilmesi ve tarım denemelerinin yanında Aşıklı Höyük tarihteki ilk beyin ameliyatına da ev sahipliği yapmış.  Prof. Dr. Mihriban Özbaşaran 2006’dan bu yana kazı projesinin başkanlığını yürütüyor. Fotoğraflar: AA ‘BİN YILLIK BİR YAŞAMIN ÖYKÜSÜ…’ Hem bu operasyonun detaylarına değinmek hem de Aşıklı Höyük’ün insanlık tarihi açısından önemine dikkat çekmek adına Aşıklı Höyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Mihriban Özbaşaran ile konuştuk. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Öncesi Arkeolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özbaşaran, “Aşıklı’daki yaşam bin yıllık bir yaşamın öyküsü” diyor. “Üstelik bu süre, kesintisiz. Kuşakların hepsi birbirinin devamı” şeklinde konuşan Prof. Dr. Özbaşaran, bu aktarım sayesinde bölgede yaşayan insanların ekonomik, kültürel ve toplumsal dönüşümlerini izleyebildiklerini ifade ediyor. ‘BİZİM BUGÜN BAŞARAMADIĞIMIZ BİÇİMDE HUZURLU…’ Aşıklı toplumunun kendi amaç ve hedefleri doğrultusunda ilerlediklerine vurgu yapan Prof. Dr. Özbaşaran, bölge insanının toplumsal özelliklerinden söz ederken “Ortak yaşamı terk etmiyorlar. Anlaşmazlıkları, rekabeti, sorunları çözümleme mekanizmaları var ve gayet iyi işliyor. Sonuç olarak bin yıl boyunca bizlerin bugün başaramadığı biçimde huzurlu, sakin ve eşitlikçi biçimde yaşıyorlar” ifadelerini kullanıyor. Yaklaşık bir ay önce İHA, Aksaray Müze Müdürü Yusuf Altın’la konuya ilişkin bir röportaj gerçekleştirmişti.👇 1989’da başlayan çalışmalarda Aşıklı Höyük’ün dünya ve insanlık tarihi açısından özel konumu da ortaya çıkmış durumda. Göçer ve avcı-toplayıcı olarak yaşayan insanın belli bir bölgede uzun süreli olarak yerleştiği ve üretmeye başladığı süreci aydınlatan Aşıklı Höyük’ün bu özelliğine dikkat çeken Prof. Dr. Özbaşaran şöyle devam ediyor: “Toplumlarla ilgili araştırmalarda (arkeoloji, tarih ya da sosyoloji olsun) geçiş toplumlarının, evrelerinin ya da aşamalarının özel önemi olduğu bilinir. Aşıklı Höyük bu değişim ya da dönüşümün tüm aşamalarının, bin yıllık bir zaman diliminde nasıl yaşandığını gösteren bir yer.” Bölgede yerleşikliğe geçen ilk avcı-toplayıcılardan olan Aşıklılılar, yerleşim düzeni ve mimaride kaydettikleri dönüşümlerin yanı sıra bilimsel ve teknolojik gelişimlerin de temellerini atan toplumların başında geliyor. Bu noktada “ilk beyin ameliyatı” olarak ifade edilen operasyona da dikkat çekmekte fayda var. MÜDAHALE BİLİNÇLİ YAPILMIŞ Öncelikle buna operasyon denmesinin sebebi müdahalenin bilinçli olarak yapılmış olması. Prof. Dr. Özbaşaran şöyle aktarıyor: “Bunun bir kaza ya da şiddet, kavga sonucu olmadığı, bilinçli bir müdahale olduğu çok açık. Açılan delik son derece itinalı ve dikkatli açılmış. Dolayısıyla varsayımımız, iyileştirme, tedavi, hastayı kurtarma, hayata döndürme amacıyla yapıldığı. Kadının bu müdahale sonrası bir süre yaşadığı ve bu sırada da hücrelerin kendilerini yenilemeye başladığı gözlemlendi.” Yanardağdan çıkan lavın hızla soğumasıyla oluşan ve obsidyen adı verilen volkanik cam formu oldukça keskin işlenebilen yapısıyla keşfedildiğinden bu yana çeşitli alanlarda kullanılmakta. Fotoğraflar: Shutterstock AYNI MATERYAL KANADA’DA KULLANILIYOR Sözlerine “Bilmediğimiz ise, bunun niçin yapıldığı” şeklinde devam eden Prof. Dr. Özbaşaran çarpıcı bir noktaya daha dikkat çekiyor. 9 bin 500 yıl önce, 25 yaşlarındaki bir kadına uygulanan operasyonda işlemin obsidyen denen volkanik camdan yapılan aletlerle yapıldığını ifade eden Prof. Dr. Özbaşaran, Kanada’da obsidyen aletlerin dokuya daha az zarar verdiği için ameliyatlarda kullanıldığına dikkat çekiyor: “Aşıklı topluluğunu, obsidyen konusunda deneyimli ve uzmanlık bilgisine erişmiş, cesaretli ve yenilikçi bir topluluk olarak yorumlamak sanıyorum abartılı olmaz.” Söz konusu kafatası ile ilgili etlendirme ve üç boyutlu olarak canlandırma işlemleri yapılmakta. Çalışmalar sonucunda Aşıklı kadınıyla tanışma şansı bulacağız. Aşıklı Höyük’ün çok özel olduğu aşikar. Prof. Dr. Özbaşaran “Aşıklı’yı özel ve farklı kılan, topluluğun tüm özelliklerini yorumlayabilmemizi sağlayan kesintisiz bin yıllık veri sunuyor olması” derken “Aşıklı topluluğu kararlı bir topluluk… Üretkenler, kendi içlerinde gayet iyi örgütlenmişler” ifadelerini kullanıyor. metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr 
Kaynak: Web Özel

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu